kır evinin verandasında
bir rüzgar gülüne rastladım
insanmışçasına
konuşmaya başladım
dedim, benim kadar yalnızsan
tek gecelik bir aşksan
omuzlarına abanan
bir anıdan kaçıyorsan
dibe vurduysan
ya da hala düşüyorsan
bir yaz günü
hiç bu kadar üşüdün mü?
rüzgar gülü
hiç ölümü düşündün mü?
hayalimdeki adsız kadın
sanki ağzımda tadın
eminim ki sen de hep kendini aradın
evimin yolu beni unutmuş otellerin soğukluğunda...
tüm bu garip duygular
bir tür iç kanama
dibe vurduysan
ya da hala düşüyorsan
bir yaz günü
hiç bu kadar üşüdün mü?
rüzgar gülü
hiç ölümü düşündün mü?
ne güzel sürpriz bu böyle;
hoş geldin.
boşver çabalama
konuşmak zorunda değilsin.
hem hareketlerinden,
küçücük mimiklerinden
kalbini okurum ben...
bütün gün yataktaydım,
yüzümde yastık izi.
seninse geçmişinde
binlerce ağır yenilgi.
çok şaka yaptıysam,
aslında korktuğumdan.
beni zaten tanırsın sen..
derler ki; bir yerden sonra
acımaz daha fazla.
zaten aşk kötü bir şaka.
anlamaya çalışma.
her güzel şey bitermiş .
ask; nedensiz sevmekmiş.
kulağımda gürültüler
uyurken
televizyon açık kalmış.
bir ülkenin bodrum katında
kirli bir savaş varmış.
midem bulanıyor
galiba dünya tuttu,
beni hep unuttu.
derler ki; bir yerden sonra
acımaz daha fazla.
zaten aşk kötü bir şaka.
anlamaya çalışma.
her güzel şey bitermiş .
ask; nedensiz sevmekmiş.